Irmak Yayınları
İbrahim Edhem (r.a.) Hayatı ve Öyküsü

Verlag: Irmak Yayınları

Autor: Ebu Talib Mir Abidini

Format: Taschenbuch

einmalig: 21.99 € 20,99 €*
Menge:

inklusive gesetzl. MwSt.

Beschreibung

Ferîdüddîn Attâr-i Niþaburî´nin deyimiyle, Ebu İshâk İbrahim Edhem b. Mansûr b. Yezîd b. Câbir-i İclî, din ve dünya sultanı, yakîn Kaf´ının simurgu, uzlet âleminin hazinesi, devlet sırlarının definesi, yedi iklimin padiþahı, lütuf ve kerem ile yetiþen, ilimlerin anahtarı ve mütevekkillerin önderidir. Belh topraðında yetiþen bu büyük ârif ve zâhit, Bizanslılara karþı giriþilen bir savaþta Þam´da þehit düþmüþ ve ebedilik elde etmiþ, hem yaþamıþ, hem de yaþam bahþetmiþtir. Lübnan halkı kendi þiir ve mersiyelerinde hâlâ İbrahim Edhem (r.a.)´in adından söz ederler. Cava ve Sumatra´da aydın gönüllü Müslüman halk İbrahim Edhem (r.a.)´in düþünce, söz ve öðütleri ile âdeta yeniden dirilirler.
İbrahim Edhem (r.a.), yaklaþık olarak H. 80 yılında, göçebe Araplardan Benî Temîm adı ile anılan Müslüman bir ailede dünyaya geldi. Çocukluk dönemini mutluluk ve huzur içinde geçirdi. Anne ve babasının deyimiyle, güç ve kudretin merkezi ile yakınlıðı bulunan bir insandı. Arî kültür ve uygarlıðın þehri Belh´te yaþamak onu bambaþka bir ufka taþıdı.
Ailesi ile birlikte, Budistler ve Zerdüþtlere özgü bir kültürün kuþattıðı Horasan´da yaþayan İbrahim Edhem (r.a.), huzursuzdu, durduðu yerde duramıyordu. Peki, bu huzursuzluðun sebebi neydi? O dönemde bölgede hüküm süren Benî Ümeyye´nin adaletsizliði, yoksul halkın zulüm ve iþkenceye karþı koyma ve direnme çabası, Ebu Müslim´in baþını çektiði ayaklanmanın külü altındaki ateþ, toplumun çeþitli katmanları arasında göze çarpan kavga ve anlaþmazlıklar; bunların hepsi el ele verdi ve sonunda İbrahim Edhem (r.a.), çıktıðı bir avda bir ceylanı avlamak üzereyken Hak tarafından avlandı. Bu olay üzerine, din ve iman gibi olgularının farkına vardı. Artık yollara düþme zamanı gelmiþti. O da öyle yaptı; yollara düþtü, daðdan daða, çölden çöle göçerek Þam´a; kendisine hiç sevmediði ve sürekli kaçtıðı þöhreti getiren þehre ulaþtı.
Bütün ömrünü İslâm dininin korunması, bu dinin temsilcisi olan son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) ile onun ailesinin baþarıya ulaþması için harcayan, mektuplarında da bu noktayı devamlı olarak vurgulayan İbrahim Edhem (r.a.), din düþmanları ile savaþa soyundu. Bir yandan Ebu Müslim´in baþını çektiði ayaklanmanın Ali ailesini güçlendirmediðini biliyor ve halifelerin ülkesine gitmekten baþka bir çare olmadıðını düþünüyor, bir yandan da tasavvufî ve manevi gerçekliklerin tehlikede olduðunu hissediyordu. Bu yüzden önce "Mekke´ye gitti ve orada Sufyân-ı Sevrî (öl. H. 161), Fudayl b. İyâz (öl. H. 187) ve Ebû Yûsuf-i Gasûlî (öl. H. 140) ile tanıþıp arkadaþlık yaptı. Ebu Yûsuf-i Gasûlî ile arkadaþlıðı ve yaptıðı sohbetler İbrahim Edhem (r.a.)´in din düþmanlarına karþı giriþilen savaþlara katılmasında büyük bir etki yaptı."
İbrahim Edhem (r.a.), rızkını helâl yollardan elde etmek için büyük bir çaba sarf ediyordu. Neden? Çünkü yaþadıðı çevrede haram yiyicilik çok yaygındı. Bu yüzden iþi çok zordu. Ancak o, zoru baþarıyor, sürekli ve çok zor koþullar altında çalıþarak rızkını helâl yollardan kazanmayı beceriyordu. Bu konuda Kadı Masîsa´ya "İbrahim´den geriye bir deri bir kemik kalmıþtı, ancak yine de güçlü ve mücadeleci bir ruhu vardı. İbrahim helâl olanın dıþında bir þey yememe konusunda çok ısrarlıydı" dedirtecek kadar çok çalıþıyor ve titiz davranıyordu.
İbrahim Edhem (r.a.)´i boþ bir halde otururken görmek hemen hemen olanaksızdı. O, daima hareket ve yolculuk halindeydi. Yapayalnız bir halde þöyle diyordu: "İtteheze Allah sahiben ve zerrun-nas caniben." Cumayı ve cemaati tavsiye ediyordu, ancak insanlar arasında yapayalnızdı. Halkın sevgi ve dostluðunun dünya için olduðunu biliyor ve bunu kendi dostluk ve sevgisi için bir engel olarak kabul ediyordu. Ancak halka hizmet etmekten de geri kalmıyordu. Gönülleri incitmemek için insanlar ile gülüyor, insanlar ile yolculuk yapıyordu. Bir meclise davet edildiðinde, oruçlu olsa bile, sırf insanları kırmamak için oradaki yemekten yiyordu. Karanlık gecelerin derinliklerinde dokunaklı bir ses ile inliyor ve dua ediyordu.
Seyr ü sülûk yolunda riyazet için her iþe el atıyordu. Baca temizleyiciliði ve bahçıvanlık gibi iþleri çok seviyordu. Hadis, rivayet ve tefsir konusunda tam bir bilgiye sahipti. Hadis nakletmeye rivayet nakletmekten daha fazla ilgi duyuyordu.
Böylesine büyük bir insanın gerek çeþitli efsaneler ile karıþmıþ yaþamı, gerekse düþünceleri, 1300 yıl sonra da olsa, birçok insanın ilgisini çekmiþtir. Çünkü þehzadelikten derviþliðe uzanan bir yaþamdır bu. Sürdüðü yaþam ve benimsediði düþünceler nedeni ile Buda´ya benzetilmiþ ve İslâmda Budizme yer olmamasına karþın, İslâmın Buda´sı olarak kabul edilmiþtir.
İþte biz bu çalıþmada, ünü dünyanın dört bir yanına yayılmıþ olan bu seçkin ârif ve sufinin yaþamını, üzerinden yüzlerce yıl geçmiþ olsa da, yangın yerine dönmüþ gönüllerde bir yaprak yeþertmek ümidi ile olanaklar elverdiði ölçüde gözler önüne sermeye çalıþtık.

Ebu Tâlib Mîr Âbidînî
(ÖNSÖZ)


Allah´ım, bana bulunduðun baðıþ ve ihsanın,
Senin adını anarken bahþettiðin yakınlık,
Yüceliðin hakkında düþündüðüm zamanlarda
Bana verdiðin rahatlık ve huzur halinin yanında
Sekiz cennetin benim için fazla bir öneminin
Olmadıðını sen de biliyorsun.

Rabbim, beni günahın alçaklıðından sana
İbadet ve itaatin yüceliðine taþı!

İlahi, ah! Seni bilen bile hakkıyla bilemedikten sonra,
Acaba seni bilmeyen bir insanın hali nice olur.

Technische Details

Irmak Yayınları İbrahim Edhem (r.a.) Hayatı ve Öyküsü

Allgemein

Seiten 272 Seiten
Größe 13,5 x 21,0 cm