Alter Yayıncılık
Hatıralar - Nereden Baþlamıþtık Nerelere Gitti İþin Ucu

Verlag: Alter Yayıncılık

Autor: Münir R. Aktolga

Format: Taschenbuch

einmalig: 25.99 € 24,99 €*
Menge:

inklusive gesetzl. MwSt.

Beschreibung

Bu kitap, 68 yılından bu güne, Mahir Çayan'ın, Deniz Gezmiþ'in, Yusuf Aslan'ın, Hüseyin İnan'ın, Ulaþ Bardakçı'nın, Sinan Cemgil'in çok yakın arkadaþı olan bir devrimcinin Münir Ramazan Aktolga'nın, 40-50 yıllı deðerlendirdiði bir öz eleþtiri, yazarın kendi deyimiyle 68'den günümüze, ideolojik, teorik bir arkeoloji çalıþmasıdır. Son elli yılın bir takım sorularına tutarlı yanıtlar vermektedir.

Kitabın içinden bir alıntı:

Bu dünyaya niye gelmiþim ben biliyor musunuz? Önünüzde linki duran þu siteyi hazırlayarak onu yayınlayabilmek için! Oradaki çalıþmaların ortaya çıkmasında aracı olabilmek için!.. http://www.aktolga.de/

Bu görevi yerine getirmeye çalıþırken o büyük insanın -annem Muazzez Aktolga'nın- sözleri halâ kulaklarımda idi: Bana bak diyordu, biz bu mücadeleyi boþuna vermedik, sonuna kadar götüreceksin... Bütün yaþadıklarını, buradan çıkan sonuçları yazacaksın, yoksa gözüm açık giderim, hakkımı helal etmem!..

Bak iþte anacıðım, sana verdiðim sözü yerine getirdim...

Ama sadece sana mı söz vermiþtim?..

Hey Ulaþ, Necmettin -ve diðer arkadaþlar- sizlere sesleniyorum!..

Boþuna ölüp gitmediniz!.. Bakın, bayrak özünde yere düþmedi!.. Baþkalarını bilmem ama ben sizlere verdiðim sözü de harfiyen yerine getirmeye çalıþtım!.. Ne idi bizim mücadelemizin özü, modern sınıfsız bir topluma ulaþmak deðil miydi?.. İþte ben, sizden sonra da hep bu yolda yürüdüm... 21. Yüzyıl koþullarında kendimce bu büyük hedefin yolunu aydınlatmaya çalıþtım...

Hey Deniz, seni nasıl unuturum; dinle bak, sana sesleniyorum!..

Þu gerillacılık konusunda seninle hiçbir zaman anlaþamadık. Sen bana pasifist derdin hep, ben de sana maceracı!.. En çok neden kendime kızarım bazen biliyor musun, keþke seni o Hüseyinler'le falan tanıþtıðın eve hiç götürmeseydim!! Ama, þaka tabi, öyle olmasa baþka türlü olacaktı!.. Sen, kendi mecrasında akan bir su idin, mutlaka yolunu bulacaktın... Sana kızdıðım zamanlar da oluyor tabi, ama özünde seni çok iyi anladıðım için sana da diyorum ki, hey Deniz ruhun þad olsun!..

Ve, hey Mahir! Bak, ne diyorum biliyor musun?..

Yahu, biz Denizler'e maceracı falan derken nasıl oldu da girdik bu iþlerin içine?.. İþçi sınıfı diyorduk biz, nerden çıkmıþtı o gerillacılık öyle!..

Ama boþver, senin yerin gene de baþka. Sen gerçek bir Marksist olmaya çalıþtın her zaman. Kendi kendine sorduðun soru hep þu olmuþtu: Neden Küba Devriminden sonra baþka hiçbir yerde devrim olmadı-olmuyor?.. Hep bu soruyu soruyordun kendine... Ve sonra da bunun nedenlerini bulmaya çalıþıyordun. Söyler misin bana, o zaman kendine bu soruyu soran kaç kiþi vardı ortalıkta?.. Yani sen, kendine devrimci deyipte öyle yan gelip yatan biri olmadın hiçbir zaman... Seni o öncü savaþına, gerillacılıða götüren süreç de bu araþtırıcı ruhun olmuþtu zaten. Yani öyle, duygusal bir Che, ya da Ho Þi Minh hayranlıðı deðildi senin çıkıþ noktan. Sen, tıkanan devrim yolunun açılması için teorik bir çözüm arıyordun. Halkın devrimci öncülerinin vuracaðı darbeler kitlelere, artık çok güçlü hale geldiði düþünülen emperyalist zincirin aslında halâ eskiden olduðu gibi zayıf halkalardan oluþtuðunu gösterecekti. Görünüþteki suni dengenin aldatıcı olduðunu gösterecekti. Ve de, baþta iþçi sınıfı olmak üzere geniþ halk kitleleri bir süre sonra halkın devrimci öncülerinin arkasından yola çıkarak devrimi gerçekleþtireceklerdi...

Biliyor musun Mahir, tabi sana kızıyorum da bazen! Diyorum ki, ey Mahir, bak, hapisten kaçtıktan sonraki o buluþmamızda eðer beni dinleseydin ve hep birlikte yurt dıþına çıkabilseydik orada rahat rahat tartıþabilirdik bütün bu sorunları ve bu kadar insan da ölmezdi belki...

Ama boþver bunları artık, sen de inandıðın yolda yürüdün sonuna kadar. Bak, senin beðenmediðin ve partiden attıðın o pasifist arkadaþın seni hiç unutmadı!..

Hey Yusuf, Taylan, Hüseyin, Sinan ve diðerleri!..

Sizleri unutur muyum hiç!.. Hele seni Yusuf (Aslan)! Ulaþ, sen ve ben ODTÜ Fizik Bölümü'nde aynı sınıftaydık, yani sınıf arkadaþıydık biz, ve de sen o ilk zamanlarda bizim gibi solcu falan deðildin... Vatansever bir delikanlı idin. Sonra Ulaþ'la ikimiz nasıl da seni provoke etmiþtik o Amerika'ya karþı mitinge katılman için!.. Madem ki sen de Amerika'ya karþısın, hadi o zaman ispat et diye az mı sıkıþtırmıþtık seni! Ve sen de bizimle beraber gelmiþtin o mitinge, hatırladın mı -12 Kasım Mitingiydi sanıyorum- Ve bu miting senin hayatında bir dönüm noktası olmuþtu... Orada çıkan bir çatıþmada seni alıp götürmüþlerdi de bir ay kadar da hapiste kalmıþtın... Sonra çıktın tabi, ama çıkıþ o çıkıþ... Hapisten çıkan Yusuf Aslan sanki hapse giren Yusuf deðildi artık, bambaþka biri olmuþtun, bizleri bile artık yeteri kadar aktif bulmuyordun... Hey gidi günler hey!..

Bak sana bir þey anlatayım: Geçenlerde Facebook'ta rasladım, iyi niyetli genç bir insan senin mezarını ziyarete gidiyor ve orada kaðıtlara yazılmıþ bir sürü dualar falan görüyor! Þaþırmıþ!.. Baþka türlü açıklayamadıðı için de hemen demiþ ki, insanları mezarda bile rahat bırakmıyorlar!.. Tabi, nereden bilecekti senin ailenin -özellikle de babanın- dindar insanlar olduðunu!.. Hiç unutmam, sen Filistine gittiðin zaman bile baban okula gelip hep seni sorardı, o kadar çok severdi ki seni... Hatim indirip her gün dualar ettiðini söylerdi... Hatta bir seferinde bir de muska vermiþti Ulaþ'a, seni görürse vermesi için... Bunlar aklıma gelince gözlerim doluyor...

Ya sen Taylan!.. O son gün, benden silah almak için para istediðin gün halâ gözümün önünde!.. Bazan düþünürüm, hani yok deseydim ne olurdu diye!.. Ne olacaktı ki, o zaman da vicdan azabı çekerdim herhalde, yanında silah olsaydı belki vurulmaz, kendini savunurdu diye!..

Ve Hüseyin!.. Hüseyin biliyor musun, ne zaman sen aklıma gelsen hep o erikler çiçek açınca sözünü hatırlarım!.. Ne güzel bir sözdü o öyle, tam da senin kendine çok güvenen, az konuþan ama sanki içinde patlamaya hazır bir bombayı barındırıyormuþ gibi gizemli olan duruþuna uygun bir sözdü...

Sonra aklıma hep SFK daki o ilk dönem tartıþmalarımız gelir. Hani sizlerin TİP'li bizim de MDD 'ci olduðumuz zamanlar... Nasıl olmuþtu da ta oralardan erikler çiçek açıncaya gelinmiþti...

Ve koca Sinan

Technische Details

Alter Yayıncılık Hatıralar - Nereden Baþlamıþtık Nerelere Gitti İþin Ucu

Allgemein

Seiten 608 Seiten
Größe 13,5 x 23,0 cm